Menatek, salgın sürecinde ihracat odaklı yaklaşımları sayesinde büyüme kaydetmiştir ve…
Dünya çapında birçok silahlı kuvvetin ve özel şirketin alt sistem tedarikçisi olan Menatek, son 3 yılda istihdamda %200'lük bir büyüme kaydetti. Son on iki ay içinde Menatek, tamamladığı teslimatlar sayesinde yıllık getirisini bir yıl öncesine kıyasla 3 kat artırdı. Şirketin bu büyümesinin temel nedeni, pandemi döneminde aralıksız sürdürülen ihracat odaklı projelerdir. Bu başarıların ayrıntılarını, şirketin kurucu ortağı Mehmet Ünal ve İş Geliştirme ve Strateji Direktörü Naz Ünal’dan aldık.
MSI Dergisi: Savunma ve Havacılık sektörü,
Covid-19 pandemisi nedeniyle bir nevi zorlu bir dönemden geçti. Aslında, sektörel raporlar, benzer zorlukların birçok başka şirket için de hâlâ devam ettiğini gösteriyor. Peki, Menatek pandemi sürecinde bu süreci nasıl verimli bir şekilde yönetti?
Mehmet Ünal: Her ne kadar bu sektör 2020 ve 2021 yıllarında pandemiden olumsuz etkilenmiş olsa da, biz farklı bir süreçten geçtik. Özellikle şirketimizin büyüme hızı 2018’den itibaren hızla artıyordu. Bu büyüme hızı, hiçbir kayıp yaşamadan bugüne kadar devam etti. Bu büyümeyi rakamlarla ifade etmek gerekirse, bu süreçte istihdam sayımızı ikiye katlayarak 55 kişiye ulaştık. Bu dönemde, özellikle son 12 ay içinde tamamladığımız teslimatlarla birlikte ciro da üç katına çıktı.
MSI Dergisi: Bu zorlu dönemde, bu büyüme başarısının ardında yatan etken nedir?
Mehmet ÜNAL: Doğru tedarik stratejileri uygulayarak pandemiye bağlı krizi aştığımızı söyleyebiliriz. Bu dönemde her bir iş kolu için ayrı ayrı birçok farklı şirketle çalıştığımızdan, tedarikçilerimizden biri Covid-19 salgını nedeniyle üretimi durdurmuş olsa bile, ihtiyaçlarımızı birlikte çalıştığımız başka bir tedarikçiden karşılayabildik. Salgın başlamadan hemen önce, proje yoğunluğumuz artmaya yeni başlamıştı. Doğru tedarik stratejilerimiz sayesinde, hızımızı kaybetmeden ilerleyebildik. Geliştirdiğimiz bu yaklaşım ve teslimatlarımızı sürdürme kabiliyetimiz, yabancı müşterilerimizin bize olan güvenini çok daha fazla artırdı. Sonuç olarak, her şirketin faaliyetlerini durdurduğu bu dönemde, müşterilerimizin ihtiyaçlarını karşılamaktan vazgeçmedik. Ve bu büyüme ivmesinin bir sonucu olarak, 2020 yılı boyunca yeni projeler üstlendik. Bu tempo, 2021 yılında da tüm hızıyla devam ediyor. Henüz 2021 yılı bitmedi, ancak; bugün elimizdeki verileri dikkate alarak şirketimizin yıllık getirisini tahmin edersek, yıl sonuna kadar gelirimizin yüzde 95’ini tahsil etmiş olacağımızı söyleyebilirim. Kısacası, salgın sürecinde kaydettiğimiz büyümeyi, ihracat odaklı yaklaşımlarımıza ve doğru satın alma stratejilerimizi izlememize borçluyuz.
2021 yılı, Menatek için Paletli Araçlar Yılı oldu
MSI Dergisi: İhracata odaklı projeleriniz hakkında daha fazla bilgi verebilir misiniz?
Mehmet ÜNAL: Bu projelerin neredeyse tamamı, askeri kara araçları sektöründe yurt dışındaki ana yükleniciler için yürüttüğümüz projelerden oluşmaktadır. Özellikle paletli araçlara yönelik güç aktarma organları ve yürüyüş mekanizmalarını yüksek miktarlarda ürettik ve teslim ettik. Güç aktarma organları konusunda, özellikle 2019-2020 yıllarında çok önemli deneyimler edindik. Teslim ettiğimiz ürünler arasında üretimi zor olan dişliler de bulunmaktadır. Hareket mekanizmaları konusundaki uzmanlığımız ise 2017-2019 yılları arasında gelişti. Süspansiyon kolları ve avara kolları, teslim ettiğimiz hareket mekanizmalarına örnek olarak verilebilir.
Öncelikle, İhracatta Kendini Kanıtladı
MSI Dergisi: Sektör açısından, elde ettiğiniz büyüme Menatek’i nasıl etkiledi?
Naz ÜNAL: Uzun yıllardır, ağırlıklı olarak yurt dışındaki ana yüklenicilerin ve son kullanıcıların ihtiyaçlarını karşılayan bir şirketiz. Bununla birlikte, bu süreçte yurt içinde de son kullanıcılara yönelik çalışmalar yürüttük. Geçmişte yurtdışındaki başarılı işlerimizi pek duyurmadık. Bu nedenle, yurt içi aktörler bizi “Türk Silahlı Kuvvetleri’nin sistem tedarikçisi” olarak tanıdı. Son zamanlarda ise yurt dışındaki ana yüklenicilere yaptığımız teslimatları sektörle paylaşmaya başladık. Böylece, yurt içi savunma sanayimiz de yetkinliklerimizi hem daha iyi kavramaya hem de bize daha fazla güvenmeye başladı. Geçtiğimiz yıllarda yerli şirketlerle iş ortağı olmaya hazır olduğumuzu vurgulamasak da, yurt içi sektörümüz bunu ancak şimdi fark etmeye başlıyor. Dolayısıyla, uzun vadede yurt içi sektördeki yerimizin daha da güçleneceğine inanıyoruz.
MSI Dergisi: Pandemi sürecindeki yaklaşımınız bir yana, konuya genel bir bakış açısıyla bakarsak, Manatek’in stratejileri hakkında ne söyleyebilirsiniz?
Naz ÜNAL: Öncelikle, Manatek’in kurulduğu günden itibaren her zaman ihracat stratejilerine odaklandık. Tıpkı şirketimiz gibi, kalıcı işler yerine proje bazlı işlerden oluşan sektör için bu stratejinin hayati önem taşıdığını düşünüyoruz. Bu nedenle, gelirimizin yüzde 70’ini ihracattan elde etmeyi hedefledik. Sonuç olarak, bu hedefi her zaman başardık. Hatta bazen, 2021’de olduğu gibi hedefimizin üzerine bile çıkabiliyoruz. Ayrıca, işlerimiz aslında mühendislik, proje yönetimi ve tedarik zinciri yönetiminden ibarettir. Bu alanlarda kendimizi geliştirdik. Böylece, gerçekleştirdiğimiz işlerin kalitesi de istikrarlı bir şekilde arttı. Ayrıca, son zamanlarda kurumsal iyileştirmelere büyük önem veriyoruz çünkü teknik bilgi birikimimiz sürekli artıyor. Şirketin ürün yelpazesi bizimki gibi birçok farklı alanı kapsıyorsa, bu bilgi birikimini yönetmek oldukça gerekli hale geliyor. Bu nedenle, rakiplerimize kıyasla dijital dönüşüm alanında çok daha fazla çalışmaya başladık.
MSI Dergisi: İhracat konusunda şu anda yürüttüğünüz çalışmalar hakkında bize bilgi verebilir misiniz? Bu konuyla ilgili haberler duyacak mıyız?
Naz ÜNAL: Evet, ihracat alanında oldukça güçlüyüz; ancak bu, yeni hedef pazarlar aramamıza engel olmuyor. Aslında, bu çabamızdaki başarımızın sırlarından birinin bu olduğunu söyleyebiliriz. Bu kapsamda, önümüzdeki dönemde aktif olarak hedeflediğimiz pazarlardan birinin Ukrayna olacağını söyleyebilirim. Ülkemizde Sovyetler Birliği’nden kalma fazla tanklar bulunmakta ve aynı zamanda NATO ile karşı karşıya kalmaktadır. Dolayısıyla, ülkemizde önemli modernizasyon çalışmaları yürütülmektedir. Ayrıca, bu çalışmalara dahil olmak için kararlı adımlar atıyoruz. Yakında, Menatek ve Ukrayna isimleri insanlar tarafından çok daha fazla birlikte duyulacak.
Ayrıca, İş Hacmiyle Birlikte Kurumsal Büyüme de Sürüyor
MSI Dergisi: Menatek, kısa süre önce kurumsal altyapısını yeniledi. Bu yenilemenin kapsamı hakkında neler söylemek istersiniz?
Mehmet ÜNAL: İş hacmimizdeki büyüme, altyapılarımızda yenilemeler yapmamızı gerektirdi. Ayrıca, yurt içinde tanınırlığımız arttı ve bunun sonucunda; bizi dışarıya yansıtan ofisimizi modernize etmeye karar verdik. Yaptığımız işlere gelince, öncelikle depomuzu kurum içinden dışına taşıdık. Bu hamle bize geniş bir çalışma alanı kazandırdı. Ayrıca, yeni bir CMM ölçüm cihazı satın aldık. Böylece, hem kalite kontrol faaliyetlerini daha hassas bir şekilde yürütebiliyoruz hem de oldukça büyük boyutlu parçaları ölçebiliyoruz. Kalite kontrol alanımızdaki tüm ölçüm ekipmanlarını dijitalleştirdik. Buna paralel olarak, kendi tasarımıyla Türkiye’de bir ilk olan özel test cihazları kurduk. Öte yandan, halihazırda ürettiğimiz alt sistemlerin montajını yapabileceğimiz 4 farklı üretim hattı kurduk.
Menatek, Kentsel Mobilite Sektörüne Giriyor
MSI Dergisi: Menatek’in son dönemdeki önemli faaliyetlerinden biri, Mikro Mobilite sektörüne yatırım yapmaktır. Okuyucularımız için Menatek’in bu girişimi hakkında biraz bilgi verebilir misiniz?
Mehmet ÜNAL: Mikro-mobilite faaliyetlerimiz kapsamında “Boqu Scooters” markası altında şehir içi mobilite çözümlerine odaklanmayı hedefledik. İlk aşamada, dünya çapında en dayanıklı, en ileri teknolojiye sahip ve en iyi tasarlanmış scooterları üretmeyi ve bunu sürdürülebilirlik odaklı bir yaklaşımla gerçekleştirmeyi hedefledik. Bu alandaki faaliyetlerimiz scooter üretimi ile başladı, ancak kısa süre içinde üç tekerlekli ve dört tekerlekli araçlar geliştirmeyi planladık. Ayrıca hedeflerimizden biri de elektrikli tahrik sistemlerine sahip toplu taşıma araçları ve otonom araçlar üretmektir.
MSI Dergisi: Menatek neden bu sektöre girme ihtiyacı hissetti?
Naz ÜNAL: Dünya çapında scooterlara yönelik önemli bir talep var. Şu anda Çin, dünya genelinde bu pazara hakim durumda. Menatek olarak, özellikle savunma sanayindeki Ar-Ge alanında olağanüstü bir bilgi birikimine sahibiz; bu nedenle ülkemizin bu pazarda söz sahibi olmasını istiyoruz. Ayrıca, dünyadaki bu trendi en başından yakalamayı hedefliyoruz.
Elektrikli Araçların Geleceği Elektrikli Tahrik Sistemlerinde
MSI Dergisi: Mikro mobilite alanındaki faaliyetlerinizin savunma ve havacılık sektörüne yansımaları ne olacak?
Mehmet ÜNAL: Nihai hedefimiz, elektrikli tahrik sistemleri üretiminden edineceğimiz bilgi birikimini tekrar savunma sanayisine aktarmak olacaktır. Sivil sektör geriden gelse de, askeri kara araçları sektörü elektrikli ve hibrit tahrik sistemlerine geçme eğilimindedir. Hatta, son zamanlarda sektörel fuar ve sergilerde bu tür araçların ilk örneklerini gördük. Önümüzdeki yıllarda, bu tür araçların dünyanın dört bir yanındaki orduların envanterine gireceğini düşünüyoruz. Ancak son kullanıcıların ihtiyaçlarının da gelişmesi gerekiyor. Bu süreçte sivil alanda kendimizi geliştireceğiz.
MSI Dergisi: IDEF’21 sırasında Menatek, ASPİLSAN ile e-scooter aküleri tedariki konusunda bir işbirliği anlaşması imzaladı. Bu anlaşmanın ayrıntılarını paylaşır mısınız?
Naz ÜNAL: Bu anlaşma kapsamında, ‘Boqu Scooters’ ASPİLSAN tarafından üretilen pil paketlerini kullanacak. Bu anlaşma sayesinde Türkiye’de ilk kez ev ve endüstriyel kullanım amaçlı e-scooter pilleri üretilecek.
MSI Dergisi: Mikro mobilite alanında gerçekleştirdiğiniz faaliyetlerden ne tür gelişmeler bekleyebiliriz?
Naz ÜNAL: Ürünlerimiz geniş bir alana yayılacağı için, hem yurt içi hem de yurt dışındaki şirketlerle görüşmelerimiz devam ediyor. Yakında B2B model sınıfında yeni tip araçlar tasarlamaya çalışacağız. Kısacası, bu gelişmelerle ilgili sizi bilgilendirmeye devam edeceğiz.
AS9100 İçin İlk Adım Atıldı
MSI Dergisi: Eklemek istediğiniz başka bir şey var mı?
Mehmet ÜNAL: AS9100 sertifikasyonu ile ilgili süreci başlattığımızı söyleyebilirim. Bu bağlamda, bu kapsamda ilk denetimlerimizi “sıfır ciddi kusur” ile tamamladığımızı gururla belirtebilirim.